Parlak ve süslü kelimeler artık hoşuma gitmiyor. Abartıdan uzak duruyorum. Abartılı insanlardan, düşüncelerden ve duygulardan kaçınıyorum. Renk seçimlerim bile artık soluk ve sakin tonlara yöneliyor. Hızlı ve karmaşık bir hayatım var ve biraz yavaşlamak istiyorum. Kesinlikle yavaşlamak istiyorum! Zaman zaman yaşadığım çok sayıda olay beni kendimden uzaklaştırıyor gibi hissettiriyor. Basit ve anlaşılır olmak için daha yavaşlamam gerekiyor. Arkadaşlarla ilgili olarak, sadece arkadaş değil, gerçek dostlar arıyorum. Beni dinleyen ve anlayan insanları hayatıma dahil etmek istiyorum. Belki farklı düşünen ama empati kurabilen insanlar… Sonuç olarak, sivri köşelerden kaçınmaya çalışıyorum. Esnek ve açık bir hayatı hayal ediyorum. Ve en önemlisi, yavaşça geride durabilmeyi öğreniyorum, sanki Sezen Aksu’nun o güzel şarkısında dediği gibi.

“Farkındayım
Farkındayım
Kazanmalı, kaybetmeliyim
Aşk uğruna harp etmeliyim

Kendini seçemiyorsun
Bırakıp kaçamıyorsun
Yazmadığın bir hikayede
Uzun ya da kısa vadede
Az biraz keşfediyorsun

Öteki olabilmeyi
Yerine koyabilmeyi
Geride durabilmeyi öğreniyorsun”

derken,
demişken,
diyorken,

Anladım ki aslında iki temel şey arıyorum: samimiyet ve güven. Önceleri sevgi ve aşk benim için önemliydi, ancak şimdi fark ettim ki asıl mesele bu değilmiş. Samimiyet ve güven olmadan inşa edilen ilişkiler, zamanla ne yazık ki nefrete dönüşebiliyor. İnsanlar yüzlerine taktıkları maskelerle ilişki kuruyorlar. Erkekler, dişilerini etkilemeye çalışırken tüm güçlerini kavgayla, para ile, kaslarla veya çapkınlıkla gösteriyorlar. Kadınlar ise doğal güzelliklerini bir kenara bırakıp Victoria’s Secret melekleri gibi olmaya çalışıyorlar, oysa ön plana ahlak ve şefkatleriyle çıkmaları gerekiyor. Hiç kimse demiyor ki, bu erkek ve kadın birbirini ne kadar tamamlıyor? Tüm bunların sonucunda ise zamanla maskeler düşüyor. Sonra biri çıkıp diyor ki, “Sen çok değiştin, değil mi?” Oysa hiç kimse değişmedi, sadece herkes samimiyetsizliği atıp gerçek kimliğini ortaya koydu.

Kendi duruşum, kendi kokum, kendi karakterim ve kendi bakışım var.

Enes, yapacak çok işin var. Çalışmaya, okumaya, izlemeye ve dinlemeye devam et. Önümüzdeki aylarda tamamlanacak ve hatta bir kenara bırakılacak daha bir sürü liste var.

Tüm bunları sunan yalnızlığa ise şükran borçluyum!

 

Author

Pek az özelliği olan melankoli ve süper kahramanlığa eğilimli bir adam.

Fikirlerinizi Merak Ediyoruz